Yavaş Yavaş

Bazı geceler çokça düşünüyorum. Ben aslında hep çokça düşünürüm. Düşünmek beni oyalıyor. Oyalanacak bir şey bulamayınca zaman hiç geçmiyor ya hani, düşünerek oyalanıyorum.

Değişik düşündüğümü düşünüyorum hep. Sonra insanlar “ben de böyle düşünüyorum” diyorlar. Anlıyorum ki sıradan düşünüyorum. Ama sonra farklılaşıyorum. Biraz da farkına varıyorum, değil mi? Mesela kendime sorduğum sorular değişiyor. Bu sorulara verdiğim cevaplar da öyle. Yine de gerekliliğinden emin olmadığım ikiyüzelliikimilyon sorunun, doğruluğuna emin olmadığım ikiyüzelliikimilyon cevabı peydah oluyor. Bazen bildiğimi sandığım hiçbir şeyi aslında bilmediğimi düşünüyorum. Tanıdığımı sandığım insanlar ya beni aldatıyorlarsa? Sevdiğimi sandığım şeyler alışkanlıktan başka bir şey değilse? Ya sandığım kadar değilsem? Ya sandığımdan da gerideysem?

İnsan varlığını ve anlamını sorguladığından çok çekilmez oluyor. Ah şu görünmeyen bağlarımız olmasaydı! Sonra bir gün bir anda çark edecek dünya ve her şey bana dönecek. Yeniden olmak istediğim yerde, olmak istediğim gibi olacağım. Olacak mıyım? Kesinlikle olacağım. Yukarıda saydığım tüm soruların cevabını biliyorum aslında. Yapılması gerekeni de öyle. O yüzden farkına varıyorum. Yavaş yavaş, aheste aheste.

Leave A Comment