Mum.

Işığı titreyen bir mumdan farkım yok. Sönmeye doğru hızla erirken, sönmekten çok korkuyorum. Şimdi burada hepimizin birer mum olduğunu düşünüyorum da, hiçbir mum, aynı sona mecbur olmasına rağmen diğer mumu anlayamıyor. Ama bir gün birbirimizi anlayacağız.

Soğuk, plastik suratlarımızın arkasında sakladığımız kirli, paslı ve uğursuz hikayelerimizi okuyanlara saygı duymuyoruz. Sahiplik tasladığımız diğer mumlar sahibimiz oldular ve bu gidişatı değiştiremiyoruz. Eriyeceğiz, büsbütün eriyecek, yok olacağız. Yine de birbirimizi bu sondan kurtaracak gücümüz, cesaretimiz, hevesimiz olmayacak. Kimseye ışık olamamak korkusu bile değiştiremeyecek özümüzü. Çünkü, kötülükten beslenip, iyiliği tüketerek güç alacağız.

Evet, şimdi gelelim bana. Ben kimim?

Ben iki kibrit arasında yanmak ve sönmek arasında gidip geliyordum. Karanlıktan korktuğum için yanmak istiyordum hep. Sonsuza değin.
Karıncalar yollarını benimle bulsun, çocuklar parıltımda el işaretleri yapsın ve odayı aydınlatan ben olayım istiyordum. Bir kibrit ile yandım. Kibrit söndü, ben yandım. Kibrit gibi sönmekten korktuğum için çırpınıyorum. Ey insanlar! Duvarlarda gördüğünüz ateşin dansı değil, ölüyorum. Ölmekten çok korkuyorum. Oysa karakterimdir korkularımla yüzleşmek. Ölüm benden korkar mı hiç? Merak ediyorum.

Ölmekten korkmuyorum esasen. Ölü gibi yaşamak, cılız bir ateş saçmak daha çok ürkütüyor beni. Ben ki şu ana kadar çok düştüm ve kalktım. Sönecek gibi oldum yine de yandım. Harlandım. Ateş oldum, ısıttım. Ehhh! Edebiyata hiç gerek yok.

Daha önce de düştüm. Ancak kendimi hiç şu anki gibi hissettiğimi hatırlamıyorum. Geçmeyecek, bitmeyecek bir uğursuzluğun avuçlarına serilmiş vaziyetteyim. Eriyorum. Sönmekten korkuyorum falan diyorum da bakmayın! Sönmek, kurtuluşum olacak. İnanıyorum. 2019 gelmiş ve sanki bir ruh emiciyle karşılaşmışım. Expecto patronum büyüsünü beceremediğimden olsa gerek, içimdeki tüm iyi şeyleri, umutları, heyecanı almış götürmüş. Geriye boş bir kavanoz bırakmış.

Bu durum hoşuma gitmiyor. Heyecanlanmayı özlüyorum. Söneceksem söneyim, çünkü titrek titrek yanmayı kabullenemiyorum.

Bir yorum yazın