İnsandır, kaybetmeye mahkumdur.

Eski şarkıların hatırlattığı eski insanlarla karşılaşıyorum ara sıra. Hepsinden soracak bir hesabım var ki, hepsi de benden hesap soruyor aslında. Hepsine verebilecek, eskilerden farklı olarak daha sert, daha kanlı ve daha acılı cevaplarım var. Ki bazen ben bile şerrimden korkuyorum. İnsandır, kaybetmeye mahkumdur.

Şarkılar diyorduk; eski insanları hatırlatan, kokulu şarkılar. Kimi alkol, kimi rutubet, kimi parfüm kokuyor bu şarkıların. Hepsinde ad, tat ve ıtır farklı. Bir tanesini Sirkeci Garından eve dönerken dinliyordum. Gar şimdiki gibi değil; daha işlekti o zamanlar. Halkalı Banliyösü işliyor, insanların Marmaray için malumatları, ne zaman tamamlanacağını bilmeden, sadece inşaat alanlarında trenin geçiş güzergahlarını bildiklerinden ibaretti. Her neyse, orada kulaklığımı kulağıma taktım bir kez ve bir şarkı dinledim. Benimle aynı sıkıntıları yaşadığını anlatan şarkıcının şarkısını dinledim. Bir kere, iki kere, üç kere değildi.. Sirkeci Garından İstinye’ye yürürken, kaç kere döndüğünü bilmediğim kere dinledim. Sonra günler geçtikçe unuttum. Şarkıyı da yürüdüğümü de unuttum. Zaman diyorlar ya, zaman ilaç olmuyor esasen. Aşınıyor. Zaman aşımına uğruyor sancılar da sevinçler de. Ki nankör insan, ilk önce daima sevinçlerini unutuyor. Önce sevinç ve mutlulukları değersizleşiyor.

Şimdi diyorsun ki, “ne anlatıyorsun babacım sen?!”. Ne anlatıyorum biliyor musun? İnsanı anlatıyorum. İnsan diyorum, kaybetmeye mahkumdur. Henüz sohbetin başında şarkılarla birlikte insanlardan da bahsetmiştim. Kayıp olan insanlar. Kimisi için ben, benim için de kimisi kayıp işte. Çok da önemi yok. İrdelemek istediğim, unuttum dediğim şarkıyla karşılaştığımda yeniden karşıma çıkmaları. Gözlerindeki ifade ve söylemek istediklerini söyleyemeden bakakalmış halleri.. Tarifi mümkün olmayan bir gam.

Artık görüşmediğimiz insanları neden “kayıp” olarak nitelendiririz? Bunu hiç anlamam. Bizi biz yapan tanıştığımız insanlarsa eğer, artık görüşmediğimiz o eski insanlar kazancımız değil midir? Ne dersin, yanılıyor muyum?

Leave A Comment