Kendine Gel

Uyandığımda tavanda asılı duran lambaya kilitlenmiştim. Dışarıda esen rüzgârın duvarları sarsması, bu lambanın da sallanmasına sebep oluyordu. Dışarıdan insanlar gelip geçiyor, insanlar geçmeye yeltendikçe de kendince beni koruyan köpek havlayarak onları uyarıyordu. O havladıkça tebessüm ediyordum çünkü beni korumaya çalıştığına kendimi inandırmıştım. İnanmak ne güzel şey, umudu da beraberinde getiriyor. Sonra doğruldum, ayakkabılarımı ayağıma geçirdiğim… Read More

Kim Bilir?

Bittiğin noktadasın. Hepimiz için söylüyorum bunu. Hepimizin bir bitiş noktası vardır başlangıcımızın olduğu gibi. Şimdiye kadar gördüklerin vizyon filmlerinin fragmanı gibi seçme sahnelermiş, yeni yeni anlıyorsun. Öyle bir duruma geliyorsun ki; ne Cem Adrian’ın Aşk Bu Gece Şehri Terketti’si sarsıyor seni, ne de Düş Sokağı Sakinleri’nin Mor Yel’i serinletiyor. Şarkılara sığınıyorsun. Çünkü annen baban dâhil… Read More

Düşler Sokağı, Kar ve BSKI!

İlk merhabasını, son hecesinden yakalamıştım. İstanbul, kara boyun eğmişti ve soğuktu. Hâlbuki Aralık, bana nefes veren ay; sıcak iklimler vaad etmişti. Konuşabilen kuşlar, yumuşak tüylü kediler ve dişlerini fırçalayan köpekler beklemiştim. Her neyse, saçlarında parlayan sokak lambası da ara ara göz kırpıyordu geceye. Üşümüş olmalı ki sönüp kaybolmak istiyordu düşler sokağında. Kesik kesik esen rüzgâr… Read More

Deneme – 2

Karanlıktı, gözleri yakan bir karanlık. Her nefes alış verişimde, ciğerlerimden yükselen inilti çok fazla bir vaktimin kalmadığını anlamama yetiyordu. Hem bu çektiğim acının yanında ölümü yeğlerdim. Kollarımın gün geçtikçe incelmesi, dizlerimin devamlı titremesi, parmak uçlarımdaki karıncalanmalar ve ağzımda devamlı acı bir tat. Evet, ölüyordum. Artık “güzel” dedikleri kirpiklerimden eser yoktu. O kirpiklerin koruduğu gözlerim de… Read More

Boğuntu

Tekrar, sabah uyandığımda ne giyeceğimi ya da öğle yemeğinde neler atıştıracağımı düşündüğüm zamanlara dönebilir miyim lütfen? Çünkü artık sabahları kalktığımda, “bugün nereden ve nasıl gol yiyeceğim acaba?” diye düşünmek canımı sıkmaya başladı. Bazen öyle bir oluyor ki kendimi küçücük, penceresiz bir odada yüzükoyun yatarken buluyorum. Çünkü bu odada nefes almaya imkân veren sadece kapının eşiğindeki… Read More