searched for :

N O T

Farklı notaların yankısında, kalmak ve ölmek arasında debeleniyordum. Kalmayı istemiyordum ki sebebi, şimdiye kadar ki kalışlarımdı. Ölmeyi istiyordum ki, sebebi meraktı; hiç ölmemiştim. Ölmek denildiğinde iki şeyi sorgulardım. Birincisi nasıl ölmekti. Nasıl ölmeliydim ki, layıkını bulmalıydı. Arkamdan iyi ve kötü, gerekli ve gereksiz, masum ve kindar yorumlar yapılmalıydı. Hakkım yenmeliydi, günahlarım alınmalıydı.  Bir arkadaş sohbetinde… Read More

M A H V O L (mak)

Varlık ve benlik ikileminde, milyonlarca satır arasında kayboluyorum. Bir gidiş planlıyorum ki parmak ısırtır. Ve biliyorum bu gidişin neticesinde, arkamdan su dökecek yüzlercesi. Arkamdan ağlayacak, gülecek ve iyi ki diyecek her biri. Güleceğim. Yemin olsun ki güleceğim. Uykunun tadını unuttuğun oldu mu hiç? Yediğin yemeğin seni yorduğunu hissettin mi? Herkesin sana, aslında senin farkında olmadığın… Read More

34 – 1

Hava erken karardı bugün. Henüz saat 17 sularıydı ki güneş terk-i diyar eylemiş, bulutlar hangi rengi giyeceklerine karar verememişçesine biraz beyaz, biraz kızıl ve biraz da -siyaha yakınca- griydiler. Bir kadroluyla karşılaştım. Sivilde olsam aralarına hemen hamak kurmak isteyeceğim iki ağaçtan birinin dibinde oturmuş sigara tüttürüyordu. “Hava” dedim, “hep böyle midir burada? Şikayet ettiğimden değil,… Read More

Dert ve Deva

İnişli çıkıştı sürdürdüğüm bir hayatım vardı. Sen beni görsen, inişlerimi bilmezdin. Hep yükselişte görünürdü ivmem ve gülüşlerim çoğu zaman akşamdan hazırladığım kürün sana yansımasıydı. İsmimi söylediklerinde bakışlarım donuklaşır ve bu seslenişin ardından başıma nelerin geleceğini merak eder, dururdum. Aslında mutlu olmaya meyilliydim hep. Her seferinde inancımı yitirmeden kalabalıkların üzerine yürümeyi marifet bilirdim. Henüz 19 yaşımdaydım…. Read More

Reva

Güneşin en sıcak saatleriydi. Nereye varacağımı bilmeden yaptığım yürüyüşlerden birindeydim. Nereye varacağımı bilmemekten şikâyetçi değil, bilakis hoşnuttum. Barbaros Bulvarı’nda sıralanan kafelerden birine dalıp oturdum. İçeride çalan müziğe ya da insanlara kapalıydım. Kulaklığım ve kafamın içindekiler yeterliydi. Kahvemi alıp oturduktan sonra müziği açtım. Bir şeyler okudum. Gerekli, gereksiz bir sürü şey okudum bir süre. Sonra düşündüm…. Read More